27 Nisan 2011 Çarşamba

Babam...

Son istasyon ....
Levent Kırca nın filmi denk geldim ,oylece erken çıkmışken mutfaktan .Bi babanın çocuklarıyla yaşadıklarını anlatan bi film.
Oyle içten ,oyle sahiplenen bi film ki .
Büyüttü, yorgun argın geldi fırçaladı sonunda annenize sarılıp soyledi :''bu çocuk ne olacak boyle bak şimdi de aşçı olmaya kalktı''.
Ne halt ettiyse iyiliğim için iyiliğiniz için istedi .
Herşeye rağmen çocuğum evladım deyip sahiplendi.
Afedersiniz de  ,siktirin gidin ''hayır'' deyip
-'' ben kendi başıma çıktım''
-'' ben  herşeyi tek başıma yaptım '',deyip de saçmalaya çalışırsanız .
O kadar ruhsal, o kadar bu dunyadan olmayan içsel duygular ki ,büyüdükçe anlaşılan .
Büyüdükçe yakınlaşan duygular bunlar.
Ben baba olmak istemiyorum ben babam kadar iyi bi baba olamayacağımı bildiğim için baba olmak istemiyorum sanırm...

22 Nisan 2011 Cuma

Le Chateaubriand

Piyasa belli oldu yeniden :)
İlk elli restoran yeniden yayınlandı .
Artık delicesine belli molekuler gastronomi salt olmayan ürünler düşüşte ve yavaş yavaş silinip gidecek.
Noma birinci ,saygı duyduğum inandığım bi restoran ,alinea altıncı sıraya düşmüş bu da tozlar ıvır zıvırın düşüşünü gostermekte bence .
Ve klasik mutfak fransız tarzı restoranların sıraları ilginç. Tabi ki bitmeyecek bitemez ama ''yenilikçi yerel mutfak'' ,boyle bi tarz oluşmakta ve bu klasiğin onune geçmekte elbette ki bunlar geçici akımlar ama bana gore güzel değişimler bunlar
Ve en onemlisi duruşu ve ve tarzıyla benı benden alan bi restoran'' le chateaubriand ''  fransa da pariste
'' inakı aizpitarte'' adında bi şefin  .Bana gore  anlamı ne biliyormusunuz o restoran '' kasmayan gastronomi''
Bi araştırın, eminimki aynı fikirde kadeh tokuşturacağız.

19 Nisan 2011 Salı

Can Dostum,

Altı yedi yaşından bu yana arkadaşım .Can dostum bütün hayatımı bilen dostum.
Benımde  onun hayatına dahil olduğum ailesini, geçmiş sevgililerini, çok sevdiği sevgilisini,kardeşini ,çok sevmeye başladığı mesleğini  herşeyini bildiğim bi dostum ,arkadaşım .
Ve o arkadaşım babasını kaybetti .
Çok zor ,ben kabullenemedim arayamadım  arayamadığım için kendimi hergun kotu hisettim,aradım kelimeler tıkandı kaldı iki dakika boyunca 2 cümle ancak kurabildim .
Büyümemişim daha olgunlaşmamışım o kadar sevdiğim arkadaşımın hayatında boyle bi eksiği dolduracak kadar olgunlaşmamışım daha.Ozur dilerim bunun için ama boyleyim işte biliyor o benı.
Soyleyecek çok sey yok.Çok seviyorum kardeşim seni .
Cnr Çkr...

9 Nisan 2011 Cumartesi

Açtık..:)

Ve sonunda açtık ismi ''Salt'' öz, natural özünden başka katılmamış anlamı.
İkibin bilmem kaç kişilik bi catering ve bir haftalık çalışma demek açılış. ve sabah beş de mutfakta olmak demek..:)
Herneyse, Garanti bankası kültür sanat binası içinde restoran, odakulenin hemen yanında tarihi bi bina 3 katı sergi alanı ve sokağın devamı ve forum alanı şeklinde düşünülmüş giriş katı.O alanın hemen üstünde restoran ve sergi alanı var.
Başlangıçta Hüseyin Bahri Alptekin sergisi ve onun hayatında yer alan onemlı sanatçılar .
Ha bide restoranın en keyifli hali şu olacaktır sanırım.
Her sergi sanatçısıyla birlikte bir menu yapılacak üç kalemlik menuler olacak bunlar .Diyelim ki sergi sanatcısı Fransız , Fransa'nın güneyinden Cannes  yemeklerinden bir menu yapılacak ve tabi ki bir sirkülasyon olacak sürekli her sergi ile birlikte yeni menuler yeni adrenalinler :).
Beklerim mutlaka
Salt Beyoğlu

3 Nisan 2011 Pazar

Mastercheff ....'''Amanınn show bunlar gerçek olamazzz '''':)

Millet yağdırıyor masterhef e
'' mutfaklarımız boyle değil ,o adam mutfakta oyle olamazzz ''
''Bizimm mutfaklarımız el bebek gül bebekk ''
''Korkmayın gençler gerçek mutfaklar boyle değil show bunlar''
Bunların herbiri internette orda burda hatta okan ın programında duyduğum cumleler:):)
Hadi lan ordan ana sınıfı ogretmelığımı bu iş:) Ne demek bizim mutfaklarımız oyle değil neden oyle değil oyle olmalı olmayan yerlerde.
Gozlerinin kanlandığını biliyorum bağırmaktan .Yurtdışı her şef adayının kariyer planında vardır orda napacaksınız gençler şimdi korkmayın diyorlar  hadi mutfaklarımız oyle değil oraya gidince e yapacaksınız.
Bence en kotusu için hazırlayın kendinizi .
Zaten oyle olmalı biz duygusal milletiz ondan bu kadar garip gelmesi yadırganması .
Servis saati herşey mubahtır abicim, hani el bebek ,gülbebek kız çocuğu gibi olmayan mutfaklarda .
Zaten o manyaklığı üstüne basarak soyluyorum manyaklığı stressi kaldıramıcak olanda çalışmasın oyle mutfaklarda bulunmasın ama peşinden koştuğunuz cv attığınız mutfakların çocuğunun şefi oyle manyak hasta adamlar onuda bilin  .

AÖF......,AQ

Nisan ayına açıkogretim sınavıyla başladık .Başlamasak daha iyiydi ,uyuzum ya ben bu açıkogretim muabbetine herşey batarmı abicim .
Sınav saati salonun orda sıradayım sağ taraftan sıra ayrılıyor izdihamın içine doğru bi kalabalık var ,millet telefonunu teslim etme telaşındaymış .Nasıl bir sistem onuda anlatayım adam o yoğunlukta ağzıyla bant yırtıyor parçalıyor artık neyse sonra kenarda kağıt musbettelerine yazılmış numaralar var telefona yapıştırıyor aynı numarayıda ,kopyasınıda size veriyor .
Sonradan ogreniyorum bikaç arkadaşımın salonunda da alınmış masalara konmaları istenmiş sadece.
Diğer taraftan kalem temin ettiğini düşünüp aöf nin kalem getirmeyenler vs koşturanlar kalem diye koridorlarda. (aöf ismindende kısaltmasındanda nefret ediyorum lan )
Neyse açık açık soruyorum abicim bi bok ogrenen varmı bu AqÖF den . Üniversite mezunu olmak için biyandan çalışıp, biyandan bitirenlere saygı duyarım eyvallah .Ama onemlı olan bişey ogrenip ogrenmediğin .
Ben cv mi yazmayacağım açıkogretim saçmalığını benım gibi biçok arrkadaşımda yazmayacak .